Sevmek; eksiklerle benimsemek, bir başkasının yanlışlarını sahiplenmek demek. "O"na güvenebilmek için çıkmadığın bir yolda, kalbini pedal niyetine kullanmak demek. Kanat diye uykuyu ve gururu taşımak demek. Tam havalanmışken düşmek demek. Tehlikeye tutkunla gitmen demek. Kör noktanı umursamamak demek. Ummak demek.
Bunca tanım, ucundan kıyısından erişebildiğim ama içime bir türlü hoşgörüyle sığdıramadığım duygum için geldi. Duygu deyip sınırlamayı da hoş bulmadım ne var ki, bir yaşam felsefesine dönüşecek güçte bir his ne de olsa sevgi, kalpteyken.
Birini savunmasızca sahiplenirken, kendini düşünmeden içini açarken, başlarda tatlı gelen o "reklam samimiyeti", ilerleyen zamanlarda bilince bırakınca kendini, bencilliğin kinci tutumu sarmalayıverir insanı. Eğer gerçeklik payı varsa, kalmak istersin, sonuna kadar gitmek, her zamanki gibi tüketmek. İşte o zaman yanlışlar bile tatlı gelir, hiçe uzanan bu yolculukta. Utanmadan var olmak, var etmek güdüsüyle tutunursun sevdiğine. Sevdiğinin "o" oluşu dışındaki tüm faktörler anlamını yitirir, önemsiz gelir.
Rüyanın bir kısmını hatırlamazsın çoğu zaman... Bir de enstrümanlar çıkınca bir kopukluk olur, havada kalır ya bir şeyler anlamsızca... Akustik o yüzden güzel işte.
Chariot.
14 Ekim 2010 Perşembe
Mazeret
Çorakta büyüyemedim
Susuyorum
Affet zehirim,
Biriktiğin yerden yürüyemedim
Bahçeme dönüyorum!
Susuyorum
Affet zehirim,
Biriktiğin yerden yürüyemedim
Bahçeme dönüyorum!
12 Ekim 2010 Salı
11 Ekim 2010 Pazartesi
Üzüm Sapı
Gönül dedi: Ben neyim ki, bir damla sadece;
Ben nerde, görmediğim koca deniz nerde!
Böyle diyen gönül denize kavuşunca
Baktı kendinden başka şey yok görünürde.
Ömer Hayyam
Ben nerde, görmediğim koca deniz nerde!
Böyle diyen gönül denize kavuşunca
Baktı kendinden başka şey yok görünürde.
Ömer Hayyam
8 Ekim 2010 Cuma
Beklerken..
Değişemiyorum. 'Sinemadan çıkmış insan' olamıyorum artık. 'O' kitabın son sayfasını bir kez daha aynı iç burukluğuyla çeviren o kız olamıyorum. Sözler verecek, kararlar alacak kadar sarsmıyor hiçbir gerçek, hiçbir düş. Kendime sorular soracak zamanım yok, soruların bir anlamı yok. Bunlar mazeretler, aslında sadece istediğimden. Bir soruda ne kadar yıkılabileceğimi görmekten korktuğumdan değil, tam tersine, ya hiç korkmazsam diye. Hala üzülebilir miyim? Sevinebilir miyim yine? Ve orada -yeni bir şeyler var mı yaşanacak? Bir dönüm noktası yaratmadıktan sonra yazılanlar yazmak niye? Nereye varmak için çıkıldı bu yola? Bir beklenti, bir dilek var her noktanın ardında. Cümlelerimden bağımsız, düşüncelerimden bile uzakta bir dilek. Dilememiş olmayı dilediğim bir dilek. Çağırmadığım; ama beklediğim derinlerde. Amacım değil artık yazılanlar, buna inandım, yalnızca oyalanıyorum beklerken. Hiç istemeden.
Ellerimi yüzüme kapayıp ağlayabilmek için, 'bu sefer farklı' yüzümü giyinebilmek için damlaların ardından, ne yapmalıyım?
Ellerimi yüzüme kapayıp ağlayabilmek için, 'bu sefer farklı' yüzümü giyinebilmek için damlaların ardından, ne yapmalıyım?
7 Ekim 2010 Perşembe
Süreklilik
7
rüyamda seni gördüm
sen değildin, sana benzemiyordu ama
sendin
çünkü dünyada görülmeyen başka bir bakışla
bakıyordun
8
rüyamda seni gördüm
sen değildin, sana benzemiyordu ama
sendin
çünkü tıpkı olması gerekene benziyordun
Eğer gitmediysen hala?
rüyamda seni gördüm
sen değildin, sana benzemiyordu ama
sendin
çünkü dünyada görülmeyen başka bir bakışla
bakıyordun
8
rüyamda seni gördüm
sen değildin, sana benzemiyordu ama
sendin
çünkü tıpkı olması gerekene benziyordun
Eğer gitmediysen hala?
5 Ekim 2010 Salı
Doğum Günün Kutlu Olsun Bengi!
Canım arkadaşım,
İlk olarak bu blogu benimle paylaştığın için teşekkür ediyorum! :)
Robert'te kütüphane koltuklarında boş derslerini benimle geçirdiğin için de..
Benimle aynı bölümü seçtiğin için ve dersleri seçerken ve seçtikten sonra yanımda olduğun için de...
Beni hangi koşullarda olursak olalım güleryüzünden mahrum bırakmadığın için de...
Kendimi yalnız hissetmeyeceğim kadar güven verip, bir dostluğu abartısız yaşamamı sağladığın için de...
Saçma sapan bunalımlarımda beni hep anlamaya çalıştığın için de...
Hüznünü, mutluluğunu benimle paylaştığın için de...
Çok teşekkür ederim :)
Seni çok seviyorum. İyi ki doğdun Bengi Süllü. Yoksa kiminle paylaşırdım bunca şeyi? Tekrarlara, sıkıcılıklara inat mükemmel bir sene geçirmen dileğiyle... :)
Bol yazılı 20'ler :)
İlk olarak bu blogu benimle paylaştığın için teşekkür ediyorum! :)
Robert'te kütüphane koltuklarında boş derslerini benimle geçirdiğin için de..
Benimle aynı bölümü seçtiğin için ve dersleri seçerken ve seçtikten sonra yanımda olduğun için de...
Beni hangi koşullarda olursak olalım güleryüzünden mahrum bırakmadığın için de...
Kendimi yalnız hissetmeyeceğim kadar güven verip, bir dostluğu abartısız yaşamamı sağladığın için de...
Saçma sapan bunalımlarımda beni hep anlamaya çalıştığın için de...
Hüznünü, mutluluğunu benimle paylaştığın için de...
Çok teşekkür ederim :)
Seni çok seviyorum. İyi ki doğdun Bengi Süllü. Yoksa kiminle paylaşırdım bunca şeyi? Tekrarlara, sıkıcılıklara inat mükemmel bir sene geçirmen dileğiyle... :)
Bol yazılı 20'ler :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)